Jorge Jesus, “Al-Nasr”ı terk ediyor: “Buraya, Cristiano ve kulübün zafer kazanmasına yardım etmek için geldim. Birlikte inanılmaz işler yaptık… Artık benim için ayrılmanın zamanı geldi.”

Jesus’un Riyad’a gelmesi, yerel futbolun gelişim sürecinin önemli bir aşamasını temsil ediyordu. Portekizli teknik adamın önünde net bir görev vardı: Yıldız oyuncuları, birlikte çalışarak etkili bir takım haline getirmek. Bu görevi başardı; takım, agresif bir oyun tarzıyla mücadele etti ve en az yenilgiyle sonuçlandı. Altın madalyalar, sistemli çalışmanın doğal bir sonucuydu.

Teknik adamın bu şekilde ayrılması, nadir ve bilinçli bir adımdır. Jesus, her zaman net döngüler ve yeni zorluklar üzerine kariyerini inşa etmiştir. “Al-Nasr” için bu, yeni bir dönemin başlangıcı demektir. Yönetim, sadece seviyeyi korumakla kalmayıp, takımı Asya kupalarında da yeni bir seviyeye taşıyabilecek birinin yerini bulmalıdır. Cristiano Ronaldo ise, teknik adamın dediğine göre, takım için önemli olan şeyleri elde etti.

Jorge Jesus, Suudi Arabistan’da sadece bir unvan bırakmıyor, aynı zamanda sağlam bir sistem de bırakıyor. Kamuoyuna verdiği sözü yerine getirerek ayrılması, modern futbolun en kararlı teknik adamlardan biri olduğunu gösteriyor. Lige, zafer kazanan bir teknik adam kaybediliyor, ancak gelecekteki teknik direktörler için bir örnek oluşuyor.