Toronto ve sürekli süreç: Hiller, “Kahverengi” politikasını değiştirmeyecektir.
Toronto ve sürekli süreç: Hiller, “Applewood” takımının yönünü değiştirmeyecektir. “Miami Livz”da yine, radikal değişimler yerine tanıdık bir isme güvenildi. Jim Hiller’ın 41. baş antrenör olarak atanması, kulübün uzun süredir var olan yönetim anlayışını doğruluyor: Süreç, başarılarden daha önemlidir. Eğer bu felsefe meyve verebilseydi, Kuzey Şehri, yarım yüzyıl süren şampiyonluk özleminden uzun zaman önce kurtulurdu. Hiller, sistem içinde iyi bir isimdir. Mike Babcock’un yardımcısı olarak çalışmıştır. İçsel mekanizmaları, taktik planları ve önemli oyuncuların psikolojisini çok iyi biliyor. Bu, onun en büyük avantajıdır. Uyum sağlamak için zaman harcamasına gerek yoktur. Ayrıca soyunma odası da kültürel şokla karşılaşmayacaktır. Ancak süreçleri anlamak, onları bozup yeniden düzenlemek anlamına gelmez. Hiller, elit takımı gerçek bir takım seviyesine getirebileceğini hiç kanıtlamamıştır. Onun antrenörlük tarzı daha çok muhafazakardır, devrimci değildir. Yeni genel menajer John Chayka’nın kararı, risklerden kaçınma çabası gibi görünüyor. Chayka, cesur denemeler yerine daha stabil bir süreç istiyor gibi görünüyor. Ancak Toronto’da, her sezon yüksek beklentiler vardır. Rahatlık, takımın karşılayamayacağı bir lüksdür. Hiller, zaten oluşmuş olan durumu bozmayacaktır. Sorun şu: “Applewood”da neyi bozulabilir ki? Eğer yıllar boyunca elde edilen sonuçlar kupalarla değil, yapılan işlerle ölçülüyorsa… Kulüp hala süreçleri iyileştirmeye çalışırken, rakipler sadece maçları kazanıyor. Bu değişmezse, “Applewood” tarihindeki 41. antrenör, sadece sonsuz vaatler zincirindeki bir halka olacak.