“Karanlık atlar”: 170 vuruş, 0 gol ve bir autogol.
**“Karanlık atlar”… 170 vuruş, 0 gol ve bir autogol.** Kağıt üzerinde bu takımlar çok güçlü görünüyorlar; ancak istatistikler başka bir tablo ortaya koyuyor. Türkiye, Belçika ve Ekvador, paradoksal bir futbol sergiliyor: Tamamen baskın bir oyun, çok sayıda vuruş ve “kazanılan goller” kısmında ise hiç gol yok. “Karanlık atlar” terimi burada acı bir ironi gibi geliyor.
**Türkiye: Rekor dışı vuruşlar…** 76% top kullanımı ve iki maçta 62 vuruş… Bu, iki maçlık seride gol olmadan yapılan vuruşların en düşük oranıdır. Takım düzenli olarak ataklar yapar, ancak son adımda başarısız oluyor. Sorun taktiğde değil, uygulamada ve muhtemelen kale önündeki psikolojik baskıda.
**Belçika: Sonuçsuz bir oyun…** Kırmızı şeytanların bu turnuvadaki tek golü, Mısır’ın autogoluydu. Belçikalıların son net vuruşundan sonra takım 69 vuruş yaptı. Altın nesil takımın yetenekleri kayboluyor; ataklar sadece istatistiklerde bir başarı olarak kalıyor.
**Ekvador: xG değeri gol değeriyle eşit değil…** 39 vuruş, beklenen goller 4,06… Ancak skor yok. Örneğin, Almanya’dan yedi gol yiyen Kuraçao’ya karşı Ekvadorlular 15 vuruş yaptı. Top hiç kaleye giremedi; açıkça sınıf farkı var ve fırsatlar da var.
**Sonuç:** Bu takımlar potansiyellerini saklamıyorlar; bunu boşa harcıyorlar. Acilen düzeltilmezlerse, son maçları gruplarda sona erebilir. Günümüz futbolu zaten gösterdi ki, vuruş sayısı ve toplam vuruşlar takımı yenermez. Sadece goller yener.