Gвардиола, Fernandes’in bu davranışını, “Siti” soyunma odası için sert bir ders haline getirdi.
Gвардиола, Fernandes’in bu davranışını “Manchester City” için sert bir ders haline getirdi. Eylül ayındaki derbi maçında “Manchester City”nin “Manchester United”u 3-0 yendiği maçın ardından, uzmanların dikkati tabloya değil, Bruno Fernandes’in duygusal tepkisine kaydı. Portekizli orta saha oyuncusu, attığı golü kaçırdıktan sonra takım arkadaşlarını açıkça eleştirdi. Bu davranış, hemen hemen herkesin dikkatini çekti. Pep Gвардиола bu olayı, kendi takımı için bir öğretim aracı olarak kullanarak, takımının davranışlarını düzeltmeye çalıştı. “Manchester City” teknik direktörü, üstün bireysel yeteneklerin varlığına rağmen, takım arkadaşlarına yönelik kamusal baskının ve yıkıcı iletişimin kabul edilemez olduğunu belirtti. Bu tür bir yaklaşım, kulübün sabit felsefesini yansıtıyor. Gвардиола yıllardır, karşılıklı saygı, taktik disiplin ve kolektif sorumluluk gibi değerlerin, kişisel duyguların önünde yer aldığı bir ortam oluşturmayı hedefliyor. “Manchester United” kaptanının bu davranışı, “Manchester City” oyuncuları için önemli bir ders oldu. Bu durum, iki Manchester büyük kulübün zihniyetlerindeki temel farkı gösteriyor. Bir kulüp içsel çatışmaları çözmeye çalışırken, diğer kulüp ise davranış standartlarını geliştirmeye devam ediyor. Gвардиола bir kez daha gösterdi ki, istikrarlı bir liderlik sadece taktik planlara dayanmaz; aynı zamanda sert bir kurumsal kültüre de dayanır. Bu kültürde, her türlü sapma hemen engellenir ve başkalarının hataları, kendi eğitim aracına dönüştürülür.